Ayçekirdeği

Ayçekirdeği

                                                                           AYÇEKİRDEĞİ (HELIANTHUS ANNUUS)

 

Ayçiçeği; Bileşikgiller (Compositae) familyasından olup tohumlarının yağı için yetiştirilen, çiçekleri güneşe doğru döndüğü için Günebakan, Gündöndü ve Günçiçeği diye de bilinen bir yıllık otsu bitkidir. Ayçiçeği, bitkisel yağ sanayinin hammaddesini veren bitkilerin başında gelmektedir. Ayçiçeğinin boyu, yarım metreden dört metreye kadar varır. Ayçiçeği çok sağlam bir kök yapısına sahiptir. Bu bitki kuvvetli kökleriyle toprağı sıkı sıkıya kavrar ve çok fazla besin maddesi, özellikle potasyum alır. Ayçiçeğinin sapı, yani gövdesi sert ve odunsu olup çok kuvvetlidir. Kalınlığı 1 ile 4 cm arasında değişir. Tek bir saptan ibaret olan veya dallanan çeşitleri vardır.

Ayçiçeklerinin ışığa dönmesine neden olan, auxin (oksin) adlı bir hormondur. Bu hormon bitkinin ne şekilde büyüyeceğini, miktarını ve yönünü de belirler. Oksin hormonu bitkinin üstünde yer alır ve aşağıya inerken, bitkinin ışık almayan kısmında yoğunlaşır. Bu nedenle bitkinin karanlıkta kalan kısmı daha çabuk büyür ve bitki aydınlık tarafa doğru eğilir. Günebakan çiçeklerinin gelişimi tamamlandığında, bu ağırlıktan dolayı fazla hareket edemez ve doğu yönüne sabitlenir.

Ayçiçeğinin yaprakları iri ve kalp şeklinde olup, renkleri açık yeşilden koyu yeşile kadar değişir. Bitkinin yaprakları, dalları ve sapı tüylüdür. Ayçiçeği saplarının içi özle doludur. Çiçekler ana sap veya dalların ucunda teşekkül eden tablalarda meydana gelir. Tablaların altında birbiri üzerine kiremit gibi dizilmiş ve sivri, sapsız mekik şeklinde yaprakları bulunur.

Tablalar üzerinde iki çeşit çiçek vardır. Tablanın ilk iki sırasındaki çiçekler kısır olup ürün vermezler. Bunların erkek ve dişi organları yoktur. Kısır çiçeklerin taç yaprakları, tablanın dışa gelen kısmında bir dil şeklinde uzanmış olup, uzunlukları yarım ile iki santimetre arasındadır. Renkleri beyazımsı kırmızımtrak, portakal renklidir. Son derece güzel bir görünüşe sahiptirler. Bu çiçeklerin bir tabladaki sayısı 50 ile 200 arasında değişir. Yağlı çeşitlerin tohumları daha küçük, çerezlik çeşitlerin ise daha büyüktür. Tanesi küçük olan tohumlarda yağ nispeti daha fazla, tanesi büyük olanlarda ise yağ nispeti daha düşüktür. Ayçiçeği tohumlarında yüzde 35 oranında kabuk ve yüzde 65 oranında da iç bulunmaktadır. Kabuklu tohumların yağ oranı yüzde 45-55; içteki yağ oranı ise yüzde 65-70 dolayındadır.

YETİŞTİRİLMESİ:

İklim ve toprak istekleri:
Ayçiçeği aslında ılık iklimleri sever. Soğuk olan yerlerde gelişmesi oldukça yavaştır. Ayçiçeği, yetişme periyodu boyunca (100-150 gün) 2600-2850 °C civarında toplam sıcaklık ister. Bol ışık ve fazla sıcaklık ayçiçeği tohumunda yağ nispetinin yüksek olmasını temin eder. Bunun yanında ayçiçeği tablalarının ortasındaki çiçeklerin tohum bağlayabilmesi için, toprakta yeteri kadar nem olması gereklidir. Bundan dolayı çiçeklenme ve döllenme devresine kadar yeterli yağış alması verimin fazla olmasını sağlar.

Derin ve kazık kök sistemine sahip olması nedeniyle, kuraklığa dayanımı fazladır. Her türlü toprakta yetişmesine rağmen, iyi drenajlı, nötr PH (6,5 - 7,5)'a sahip ve su tutması yüksek nem tutan humuslu toprakları daha fazla sever. Çünkü iyi çimlenmesi için toprakta yeterince nem bulunmalıdır. Taban suyu yüksek, asitli topraklardan hoşlanmaz. Tuzluluğa dayanması ortadır.

Ayçiçeğinin çimlenmesi için en az toprak sıcaklığı 8-10 °C olmalıdır. Bu nedenle genelde Nisan ayı başı-Mayıs ortası arasında ekimi yapılır. Çiçeklenme için en uygun sıcaklıklar 21-24 derecelerdir. Daha düşük sıcaklıklarda tane verimi düşer. Erken ekim, verimi önemli ölçüde arttırır. Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerimizde Mart başlarında; Trakya ve Marmara bölgelerimizde Mart’ın ikinci yarısında; Doğu Anadolu'nun soğuk yerlerinde daha geç ekim yapılır. Ayçiçeği soğuğa dayanıklı olup, genelde ilk donlardan 4-6 yapraklı devreye kadar zarar görmez. Ancak ısının -4 °C nin altına düşmesiyle oluşan dondan oldukça fazla etkilenir. Ayrıca bitkinin ekileceği toprakta, üst üste birkaç yıl ayçiçeği ekimi yapılmamış olmalıdır. Çünkü yüksek boylu bitki, topraktan önemli miktarlarda besin maddesi kaldırır. Ayçiçeği ekimi yapılacak toprakta uygulanacak ekim nöbetinde bakla bitkisi ya da diğer baklagiller yer alabilir. Böylece ayçiçeği bitkisinin tane verimi ve niteliğinin düşmesinin önlenmesi sağlanmış olur. 

Gübreleme:
Optimum verim için bölge koşullarında yapılan araştırmalarda 7-8 kg. saf azot ve aynı miktarda fosfor yeterli olur. Ancak sulu koşullarda bu miktarları arttırmak gerekir. Eğer toprakta yeterli miktarda fosfor varsa 7-8 kg. saf azotu içeren 15-16 kg. üre (% 46 N) veya 25-30 kg. Amonyum Nitrat (& N) gübresi serpilerek karıştırılır ve ardından ekim yapılır. Eğer toprakta genelde potasyumca zenginse bu besin maddesine içeren gübre tavsiye edilmez.

Ekim ve tohumluk:
İyi bir tohum yatağı hazırladıktan sonra, ayçiçeğinde pnömatik mibzerlerle ekim yapılır. Yabancı ot ilacı için genelde trifluarin terkipli ilaçlar ekim öncesi uygulanır. Ancak ilaç uygulandıktan sonra mutlaka tırmık veya benzeri bir ikinci sınıf toprak işleme aletiyle karıştırılmalıdır. Dekara atılan tohum miktarı tohum iriliğine bağlı olarak 400 gr/da civarındadır. Ayçiçeği topraktan fazla miktarda besin maddesi kaldırır. Bu nedenle üst üste ayçiçeği ekiminden kaçınılmalıdır. Bundan dolayı, genelde Buğday-Ayçiçeği ekim nöbeti uygulanır.

Sulama:
Ayçiçeği bitkisinin su ihtiyacı, yetişme periyodu boyunca yaklaşık 700-800 mm. civarındadır. Bu nedenle yüksek ve arzulanan verimi alabilmek için yağışın az olduğu yıllarda aradaki farkın, sulamaya uygun yerlerde, mutlaka sulama suyuyla verilmesi gerekir. Toprakta bitkilerin su ihtiyaçları toprak tansiyonemetresiyle ölçülür. Özellikle sulanan alanlarda dekara atılan bitki sayısını ve verilecek gübre miktarını bir miktarı arttırmak verim artışı için gerekli diğer faktörlerdir.

Hastalık ve zararlıları:
Ayçiçeğinin en önemli zararlısı orobanş parazitidir. Ancak bu parazite dayanıklı hibritler piyasada mevcuttur. Bunun yanında diğer hastalıklar ayçiçeği mildiyösü, sap, kök ve tabla çürüklükleridir. Ülkemizde ekonomik zarar eşiğini aşan ayçiçeği zararlıları şu an için mevcut değildir.

Hasat:
Ayçiçeği tablasının arkası ve brakte yapraklarının % 50'si kahverengi renge dönüştüğünde ayçiçeği fizyolojik olgunluğa erişmiş olur. Ancak hasadın yapılabilmesi için tanedeki nem oranının % 9-10'a düşmesi gereklidir. Çünkü ayçiçeği yağlı tohuma sahip olduğu için yüksek nemde depolandığında, taneler kısa zamanda kızışır ve bozulur. Bu nedenle hasatta tane neminin % 10'un altında olması son derece önemlidir.

Halen memleketimizde en fazla ayçiçeği, Trakya-Marmara bölgesinde ekilmekte ve üretilmektedir. Ayçiçeği ekim alanlarının üçte ikisi bu bölgemize aittir. Trakya-Marmara bölgesini, Ege, Orta Anadolu ve Orta Karadeniz bölgeleri takip etmektedir. Halen ülkemizde 500-700 bin hektar alanda ayçiçeği tarımı yapılmaktadır. 2016-2017 sezonunda 585 bin hektarda 1.520 bin ton ürün hasat edilmiştir, 2017–2018 sezonunda ise 675 bin hektarda tahmini 1.750 bin ton hasat edileceği öngörülmektedir. Son yıllarda Doğu Anadolu bölgesinin bazı illeri de ayçiçeği ekimi açısından önemli gelişmeler göstermiştir.

EKİM ALANLARI:

Adaptasyon sınırlarının geniş olması nedeniyle, Türkiye’nin hemen her bölgesinde, kuru veya sulu koşullarda, ayçiçeği üretimi başarıyla yapılmaktadır. Ülkemizde başta Trakya bölgesi olmak üzere, yaklaşık 500-700 bin hektarlık alanda ayçiçeği ekilmektedir.

Son yıllarda, Çukurova bölgesinde, sulanmayan kıraç tabir edilen yerlerde, buğdayla münavebeye sokularak yetiştirilmektedir. Ayrıca, GAP bölgesinde, sulu koşullarda birinci ve ikinci ürün olarak yetiştirilmektedir.

Dünya ayçiçeği tohumu üretimi ve ekim alanlarında ilk on ülke arasında yer alan Türkiye, üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle ülke ihtiyacını karşılayamıyor ve en çok ithalatı gerçekleşen bitkisel yağlarda Ayçiçek yağı önemli yer tutuyor.

FAYDALARI:

100 gr. kabuklu ayçiçeğinin içerdiği besin değerleri şunlardır: 528 kalori; 46, 5 gr. yağ (linoleik asit ve doymamış yağlar); 21, 4 gr. lif: l, 4 mgr. B1 vitamini ve 39, 2 mgr. E vitamini. 

Yukarıda görüleceği gibi, yüksek kalorisiyle çok önemli bir enerji kaynağı olmasının yanı sıra ayçiçeği, doğal besinler arasında en fazla E vitamini içerenidir.

Böylece; E vitamini ve linoleik asit yönünden zengin olan ayçiçeği, kalbe yararlıdır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, vücuttaki E vitamini düzeyinin düşük oluşunun, kalp krizi geçirme rizikosunu artırdığını ortaya koymaktadır. E vitaminini düşük alan kişiler, angına pectoris denilen kalbin koroner damarları yetmezliğinden oluşan kalp krizi geçirme rizikosunu üç kat fazla yaşarlar. Ayrıca linoleik asit, kötü kolesterol düzeyini düşürür. Damarlarda oluşacak kan pıhtılarının damarları tıkamasını da önler. 

Ayçiçeğinde bulunan E vitamini gibi antioksidan maddelerin fazlalığı, vücudun kansere karşı direncini artırmaktadır: Bu etki, kişinin katarakt olma rizikosunu da düşürür. 

Ayrıca ayçiçeği tohumunun, idrarı artırıcı ve göğsü yumuşatıcı etkileri de vardır. Ayçiçeği tohumları, ezilip yara lapası yapılarak çıbanları olgunlaştırmada da kullanılabilir. 

İşte bu etkileri sağlamak üzere ayçiçeği sıvı yağlarının yiyeceklerimizde kullanılması ve çekirdeklerinin (tohumlarının) çerez olarak günde 40-60 gramının tüketilmesinin yararı anlaşılmaktadır. 

Aşırı ısıtmadan ya da kötü depolamadan ötürü ekşimiş, kokmuş ya da küflenmiş ayçekirdeğini ya da bozulmuş yağını tüketmek, vücutta istenmeyen zararlı maddelerin oluşmasına yol açabilir. 


KULLANIM ALANLARI:

Ayçiçeği yağı en kaliteli ve lezzetli yağlardandır. Bu yağ yemeklerde, salatakızartma ve balık konservelerinde; sanayide ise boya ve sabun yapımında kullanılır. Ayçiçeği küspesinde önemli nispette protein ve bir miktar yağ (yüzde 1-7) bulunduğu için çok besleyici bir hayvan yemidir. Bilhassa sığır ve süt inekleri için değerli bir besindir.

Ayçiçeği soya ve mısır gibi bitkilerle karışık olarak ekilerek yeşil yem veya silaj yapılarak hayvan beslenmesinde kullanılmaktadır.

Ayçiçeği ayrıca bir çapa bitkisidir. Kendisinden sonra ekilen temiz ve havalandırılmış bir toprak bırakmaktadır. Bu nedenle iyi bir ekim nöbeti bitkisidir.

%42-45 arasında elde edilen küspesi %30-40 arasında protein içermekte olup, değerli bir yem olarak hayvan beslenmesinde kullanılmaktadır.    

Öğütülmüş ayçiçeği tablaları küçükbaş ve kümes hayvanları için yem olarak  kullanılmaktadır. Ayçiçeği tohumunun kabuğu; mayaların hazırlanmasında, alkol ve furfurol elde edilmesinde hammadde olarak kullanılır. Ayçiçeği saplarından yakıt ve inşaat  malzemesi olarak faydalanılır.

ÜLKE EKONOMİSİNDEKİ YERİ:

Ayçiçeği, ülkemizdeki yağ sanayinin en önemli ham madde kaynağıdır fakat yeterli sanayi kapasitesine karşın ayçiçeği üretimi, sanayinin ihtiyacını ve ülkemizin yağ talebini karşılayamamaktadır. Bununda en önemli sebebi yanlış destekleme politikaları, birim alandan alınan tane ve yağ miktarının az olmasıdır. Ayrıca sağlıklı ve sürdürülebilir bir tarım politikasının olmayışı, ayçiçeğinde uygulanan fiyatlarda dünya fiyatları veya enflasyon fiyatlarının dikkate alınmayışı, Rafine yemeklik yağ üretiminin bir kısmının gerçek tesis ve firma sahipleri tarafından değil de ilkel şartlarda teneke kutulara konularak piyasaya sürülmesi v.b. gelmektedir.

Türkiye’de bitkisel yağ sanayine hammadde teşkil eden yağlı tohumların üretimi yeterli olmadığından yağ açığı ithalat yoluyla karşılanmaktadır.

Dünya yağlı tohumlar üretimi incelendiğinde AB, Rusya, Ukrayna, Arjantin, Türkiye, Çin ve ABD dünya ayçiçeği tohumu üretiminde en büyük paya sahip ülkelerdir.

Toplam bitkisel sıvı yağ ihracatımızın (zeytinyağı hariç) tamamına yakını ayçiçek, mısır, soya ve pamuk yağlarından oluşmaktadır. Yine bu ürünler, palm yağı ile birlikte ithalatımızın da %90’ını oluşturmaktadır.

► Ülkemiz ekonomisi açısından en önemli yağlı tohumlu bitkilerden biridir.

► Yetiştiriciliği yapılan yağlı tohumlu bitkiler içinde, ekim alanı ve üretim miktarı bakımından birinci sırada yer almaktadır.

► Bitkisel yağ üretimimizin %65’i ayçiçeğinden elde edilmektedir.

► Ayçiçeği, kara iklim kuşağında ve ılıman iklim yağışlı bölgelerinde de yetiştirilebilmektedir. Kısmen kuraklığa dayanıklı bir bitkidir. Derin, rutubetli, organik maddelerce zengin topraklarda iyi yetişir.

► Ayçiçeğinde orabans zararı, topraktan fazla potasyum (K) kaldırmaktadır. Bu nedenle aynı tarlaya üst üste ayçiçeği ekilmesi iyi değildir.